şubat ayı olduğu için değil, insanları psikolojik baskılarla alışveriş yapmaya veya sinemaya gitmeye zorladıkları için de değil.
bir müziğin bana yaşattığı flaşbek(!)ler için oldu "sevgilim günü".
bomboş bir bilgisayar ekranına bakarken dinlemişim onu düşünürken. birilerine yakalanmamaya çalışarak sohbet ederken onunla bilgisayarda, dinlemişim bu şarkıları. iş dönüşü etraf karanlık, hava soğukken, kulağımda kulaklıkla yürürken, onunla yapacağım konuşmaları prova edip hayal kurarken dinlemişim. sabah işe giderken, merdivenlerden çıkmanın yolunu bulmuşum; şarkıları dinleyip onu düşünmek...
topağacı merdivenleri, fulya terrace önü, ıhlamur kasrı köşesi, migros merdivenleri, topağacı yokuşu, garanti bankası'ndan dimdik yokuşa tırmanan dönemeç, sokak lambasının ışığındaki uykularım bu şarkılara ve bana şu an hatırlattıklarına çok aşina...
istemsiz bir şekilde herkese ondan bahsederken, yaptığım herşeyde onun ne düşüneceğini merak ederken, görmeyeli ne kadar olduğunu ve görüşmemize ne kadar kaldığını hesap ederken, "içimden gelenler"i yazarken dinlemişim.
sevgilim, günün kutlu olsun...
0 yorum:
Yorum Gönder